Babaoğlunun hayatı tehlikede

Babaoğlunun hayatı tehlikede
Spor yazarı Haşmet Baboğlu'nun hayatı tehlikede. Nedeni ise Kezman ile ilgili sözleri..Abone ol

Vatan Yazarı Haşmet Baboğlu'nun can güvenliği tehlikede. NTV'de 90 dakika programında Kezman'ın ırkçı işaretini gündeme getiren yazara fanatikler tehdit etti. Gazetecilik görevimi yaptım fakat başıma bir şey gelirse... başlıklı yazısında kendisine saldıranlara cevap verdi.

Yazı: Haşmet Babaoğlu
Kaynak: www.vatanim.com.tr

-Sabah telaşlı telefonlar, endişeli mesajlarla uyandım.

Eş dost, “Aman şu Kezman konusunu 90 Dakika’da keşke açmasaydın! İnternetteki Fenerbahçe taraftar forumları sana köpürüyor” diye beni arıyor.

Yok nasıl gördükleri yerde kemiklerimi karıcaklarmış, nasıl ambulanslık edeceklermiş, yok “artık sevgi adamı değil nefret adamıymışım” falan da falan...

Allah Allah, dedim içimden, salı gününü bir akraba cenazesi nedeniyle Kadıköy yakasında geçirdim. Kimseden ters bir bakış bile görmedim.

Peki bu dostların endişesi ne?

Sonra taraftar forumlarına ve bana gelen mail’lere bakınca “acı gerçeği” anladım.

Acı gerçek şu...

Takım taraftarlığı gözleri kör, kulakları sağır, kalpleri ve beyinleri de taş kılıyor.

Her taraftar kendine göre anlıyor, yorumluyor.

מרפאת השיניים הטובה ביותר בטביליסי En beteri de, Türkiye’de bu iş artık öyle bir hale gelmiş ki, insanlar öte dünyada kendilerine “Galatasaraylı mısın, Fenerbahçeli misin?” diye sorulacağını sanacak kadar çılgınlaşıyor.



***

İyi de ne demiştim 90 Dakika programında?

Fenerbahçe’nin yeni transferi Mateja Kezman konusu açılmıştı. Ben de şöyle demiştim:

“Futbolcu futbolcudur. Milliyetini asla tartışmayız. Ancak milliyetleri tartışanları tartışırız.

Fenerbahçeliler şimdi söyleyeceklerime belki kızacak ama Bosna olaylarında bu ülkenin her vatandaşı gibi onların da kalplerinin nasıl sızladığını biliyorum.

Kezman gol attıktan sonra Çetnik işareti yapıyor. Bu işareti Bosna Hersek maçında da yaptı ki, ayıptır.

Çetnik, 2. Dünya Savaşı ve yakın zamanda Bosna’da, Kosova’daki acımasız milliyetçi Sırp çetelerine verilen addır. Eminim, Kezman’ı yöneticiler uyaracak, kulağını çekecektir.”

İşte tam bu noktada durup şunları da ekledim.

“Burada bir hayır da vardır belki. Belki Fenerbahçe bu karanlıktan bir aydınlık çıkarır. Bu ‘rahatsız’ çocuğu rahatlatır ve yalnız futbol dünyası değil Kezman da kazanır.”

İşte yeri göğü inleten, “ırkçı, şerefsiz”in teki olduğumu iddia eden yaygara benim gazetecilik görevimi yerine getirirken son derece özenli ve iyi niyetli bu açıklamamdan sonra patladı.


***

Tepkilere...

El insaf demeyeceğim.

Utanın demeyeceğim.

İsyan da etmeyeceğim.

Çünkü defalarca yazdım, söyledim: Takım taraftarlığı kendini aldatma sanatı ve küçük adamların sırtlarını büyük kulüplere dayayarak komplekslerini kaşıma yöntemi haline geldi.

Körlük, sağırlık, kalpsizlik olup çıktı.

Bu yüzden de hangi takımdan olursa olsun taraftarlar, gerçekleri söyleyen gazetecilerden ve gazetecilikten nefret ediyor.

O yüzden fanatik taraftarlara bir sözüm yok. Boş iş bu!

Ama birilerine birkaç sözüm var, şimdi onları söyleyeceğim.


***

İlk sözüm dünyadan habersiz bazı yorumcu arkadaşlara...

Ne dediğimi ve olayı tam bilmeden büyük bir rahatlıkla benim ırkçılık yaptığımı iddia eden yorumculara.

Beyler, ayıptır. Bir futbolcunun ırkçı olduğunu söylemek ne zaman ırkçılık oldu?

Önce cehaletinizi giderin. Biraz öğrenin. Kezman ve bir iki arkadaşının neden Hollanda’da tutunamadığını öğrenin mesela, sonra konuşun.


***

Ben 140 bin Bosnalı’nın ölümüne, 2.5 milyon insanın evinden yurdundan olmasına neden olan bir savaşı çok çirkin biçimde hatırlatan bu işaret bizim sahalarımızda görülmesin istedim.

İkinci sözüm, bunun karşılığında “sen şiddet yanlısı bir ırkçısın” diye yazan, Fenerbahçe taraftarı olduğunu söyleyen ve sonra da aynı mektubu “inandığın ne varsa Allah belanı versin, ananı avradını...” diye bitiren adamlara...

Siz Fenerbahçeli falan olamazsınız.

Anlı şanlı ve 100. yılına ermiş bir takımın yanında o kadar küçük kalıyorsunuz ki, varlığınızla bu kulübü kirletmenize izin verilmemeli!

Ama hepsi bir yana, açın okuyun; bir bilene sorun da Saraybosna’da neler oldu öğrenin be kardeşim...


***

Üçüncü sözüm, bana karşı yükseltilmeye çalışılan öfke kampanyası hakkında, kulüp yöneticilerine olacaktı.

Ama çok sert bir yazı kaleme almak üzere gazeteye gelirken 2. Başkan Nihat Özdemir aradı.

Eksik olmasın, her zamanki zarafetiyle içime bir parça su serpti. Şimdilik sayın N. Özdemir’in bana söylediklerini uygulamasını bekliyorum.


***

Son sözüm Emniyet Müdürü’ne ve adli kurumlara...

Başıma en ufak bir tatsızlık gelirse, futbolumuzu yönetenleri ve internetteki taraftar sitelerini hiçbir kurala, insan hakkı ve hukukuna uymaksızın yönlendirenleri bundan sorumlu sayacağım.

Bilginize.



Kategori : GÜNCEL